Önyükleyici Devredışı Bırak

Tiroid Hastalarının Beslenmesine Yönelik Pozitif İpuçları

Tiroid Hastalarının Beslenmesine Yönelik Pozitif İpuçları

Günümüzde yaygın olarak gözlenen tiroid hastalığı zayıflama programlarında en sık karşılaştığımız hastalık grupları arasındadır. Metabolizmanın çalışmasını kontrol eden tiroid hormonu düzensiz salgılandığında birtakım sorunlara yol açabilmektedir. Tiroid hormonunun normal değerlerin üstünde salgılanması sonucu hipertiroidi oluşur ve metabolizma hızlanır; normal değerlerin altında salgılanması sonucu hipotiroidi olur ve metabolizma yavaşlar. Tiroid hastaları doktor kontrolünde uyguladıkları ilaç tedavisinin yanında yaşamların boyunca beslenme düzenlerine dikkat etmeli ve düzenlenen diyetlerini fiziksel aktivite ile desteklemelidir. Özellikle kilo verme amaçlı yapılan diyetlere haftada 3-4 gün 45-60 dakika orta tempolu yürüyüşler eklenmelidir. Yapılan sporun asıl amacı vücuttaki metabolik stres hormonunu baskılayarak kortizol seviyelerini dengede tutmaktır. Tiroid hastalarında vücudun ödem tutmaya meyilli olması kilo dalgalanmalarına yol açabilir. Bu durumda bireyin kan testleri göz önünde bulundurularak tıbbi çaylar beslenme tedavisine eklenmelidir. Örneğin ödem söktürücü özelliği olan ananas ve yaban mersini çayına eklenen papatya bireyin rahatlamasına da olanak sağlamaktadır. Hipotiroidi hastalarına yapılan kan testlerinin sonucunda kan yağlarında yükselme görülebilir. Böyle bir sonuçla karşılaşan hastaların kolestrol ve triglierit seviyelerini dengelemek için protein grubunda yar alan hayvansal kaynaklı gıdaları dengeli tüketmesi gerekir. Kırmızı et grubunu haftada 2-3 kez ile sınırlayarak bitkisel protein kaynağı olan bakliyat türevlerini tüketmek kolestrol ve trigliserit seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olur. Balık eti diyetlere haftada 2-3 kez şeklinde eklenmeli fakat balığın derisi tüketilmemelidir. Protin sindirimini kolaylaştırmak için proteinleri C vitamini içeren besinler ile (örneğin; yeşil yapraklı sebzeler) eşleştirmek gerekir. Katı yağlar ve margarin yerine saf zeytinyağı kullanılmalıdır. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar ekmeği tercih edilmelidir fakat aynı grup ekmeğin sürekli olarak kullanımının konstipasyona yol açabileceği unutulmamalıdır. Tiroid hastalarında kansızlık gibi şikayetler görülebilmektedir. Bu gibi şikayetleri olan hastalar saf kepek içeren ekmekleri tercih etmemelidir. Unutulmamalıdır ki diyette kepek türevi besinlerin kullanımı yiyeceklerdeki demir emilimini azaltmaktadır. Kemik sağlığı için tiroid hastalarının diyetlerine süt, yoğurt, peynir eklenmelidir. Kalsiyumdan zengin beslenmenin kilo vermeye destek olduğu yapılan çalışmalar sonucunda da belirtilmiştir. Fakat hatalı eşleştirilen besin grupları demir emilimini azaltabilmektedir. Bu nedenle yumurta, et gibi demir içeriği yüksek besinler; süt, yoğurt, ayran gibi kalsiyum içeriği yüksek besinlerle tüketilmemelidir. Ana Öğünlere ya da ara öğünlere Selenyum ve E vitaminince zengin çiğ badem, çiğ fındık, ceviz, çiğ kaju gibi besinler eklenmelidir.

En önemli POZİTİF İPUCU: Tiroid hastalarının zor kilo verdiğine dair tabuları yıkın ve kendinize inanın! Unutmayın yalnız değilsiniz.. Siz yeter ki isteyin.. 

 

Tiroidinizi Korumak İçin En İyi ve En Kötü Besinler

Süper: Deniz Börülcesi

Tiroidinizin sağlıklı çalışıp hormonlarını üretebilmesi için iyoda ihtiyacı vardır. Yeterli iyot almadığınızda hipotiroidi ve guatr riskini önemli derecede arttırırsınız. Eğer düşük sodyum aldığınız bir diyet programı veya vegan diyeti uyguluyorsanız iyodu diğer kaynaklardan almaya gereksinim duyabilirsiniz. Deniz börülcesi türlerinden çoğunda iyot bulunur ancak miktarı değişkenlik gösterir. Ayrıca çok fazla iyot da hipotiroidi açısından yetersiz iyot kadar tehlikelidir. Deniz börülcesinden maksimum faydayı sağlamak için haftada bir kez deniz börülcesi salatası yemek yeterli olacaktır.

Süper: Yoğurt

Deniz börülcesi sevmiyorsanız sorun değil. Süt ürünleri de iyot açısından oldukça zengindir (ve porsiyonları daha ayarlanabilirdir). Bunun nedeni hayvanlara iyot takviyesi verilmesidir. Az yağlı yoğurt veya bildiğimiz haliyle yoğurt günlük iyot ihtiyacınızın %50’sini karşılar.

Süper: Brezilya Cevizi

Brezilya cevizinde tiroid hormonlarının düzenlenmesini sağlayan bir başka içerik vardır. Selenyum yeterli miktarda tüketildiğinde guatrı ve tiroid dokusunun zarar görmesi ihtimalini azaltıyor. Ayrıca Haşimato ve Grave’s gibi hastalıkların bıraktıkları hasarın daha kolay telafi edilmesine imkan tanıyor. Burada unutulmaması gereken nokta selenyumun maksimum üst limitinin günde 400 mikrogram olmasıdır. Fazlası saç dökülmesi, renksiz tırnaklar ve hatta kalp yetmezliğine kadar gidebilir.

Süper: Süt

FDA’da yapılan araştırmalara göre aldığımız iyotun çoğu süt ürünlerinden geliyor ancak yıllar geçtikçe süt tüketimimiz azalıyor. Günde 1 bardak az yağlı süt içerek günlük iyot ihtiyacımızın üçte birini karşılarız. Bir diğer iyi fikir de D vitamininden zenginleştirilmiş süt içmektir. 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre hipotiroid D vitamini eksik kişilerde daha sık görülüyor.

Süper: Tavuk ve biftek

Çinko da tiroidiniz için gerekli besin içeriklerinden biridir. Yetersiz çinko alımı hipotiroidi tetikleyebilir. Ama şunu unutmayın ki eğer hipotiroidiniz varsa çinkonuz da yetersiz olabilir çünkü bu mineralin emilmesine yardımcı olan tiroid hormonlarınızdır.

Muhtemelen hali hazırda yeterli miktarda çinko alıyorsunuzdur ancak eğer düzenli beslenmiyorsanız veya GL hastalığınız varsa (çinko emilimini zorlaştırır) eksiklik görülebilir. Et bu konuda iyi bir çinko kaynağıdır.

Süper: Kabuklu deniz ürünleri

Istakoz ve karides gibi deniz ürünleri de iyottan zengindir. 4-5 parça karides önerilen miktarın yaklaşık %20 daha fazlası kadar iyot taşır. Ayrıca kabuklular iyi birer çinko kaynağıdır da. 2 parça yengeci ve ıstakozda 6.5 ve 3.4 mg çinko bulunur.

Süper: Yumurta

Tek bir büyük yumurta günlük iyot ihtiyacınızın %16’sını ve selenyum ihtiyacınızın %20’sini bulundurur. Eğer doktorunuz aksine bir şey söylemediyse günde 1 yumurta yemeniz tiroid için gayet iyidir.

Süper: Çilek

Tiroidiniz için iyot, selenyum ve D vitamininden fazlası gerekli. Hatta belki şaşırtıcıdır ama antioksidanlar da tiroid sağlığınız için gereklidir. 2008 yılında ülkemizde yapılan bir araştırmada hipotiroidi olan kişilerde sağlıklı kişilere kıyasla daha fazla serbest radikal bulunduğu ortaya çıktı. Antioksidanlar da serbest radikal savaşçısı olduğuna göre formül ortada!

İyi: Karnabahar, lahana, brokoli

Biraz araştırma yaparsanız turpgillerin tiroid problemlerine yol açtığı bilgisine ulaşırsınız. Bu sebzelerin tiroid hormonlarının salgılanmasında sorun yaratabilecek glukozinolat adında bazı bileşenler içerdiği doğru olsa da makul miktarda tüketildiğinde problem olması çok düşük bir ihtimaldir.  Ayrıca karnabahar ve lahana gibi sebzeler sağlıklı bir beslenme düzeni için olmazsa olmazdır ve bu besinleri pişirirseniz glukozinolatların bozulmasını sağlarsınız. Bakın problem nasıl da çözüldü!

İyi: Soya

Tiroid için soya konusu tartışmalıdır. Bazı araştırmalar soyanın bazı şartlarda tiroidinizi olumsuz etkileyebileceğini (mesela iyot eksikliğiniz varsa) savunurken halihazırda tiroid probleminiz olmadığı takdirde soyanın olumsuz bir etkisinin görülmeyeceğini savunan araştırmalar da mevcuttur. Bu noktada bize yine makul miktarlarda tüketmek düşüyor.

Kötü: Gluten (çölyak hastalığınız varsa)

Çölyak hastalığı, glütene intolerans göstermenize neden olan bir otoimmun hastalığı olarak tanımlanır ve çölyak hastalığı olan kişilerin tiroid sorunları olması da muhtemeldir. Glutensiz beslenmek aşırı yemenin kontrol altına alınmasına yardımcı olur ve bu da tiroid bezini korur. Çölyak hastalığı gibi bir durum olmadıkça glütene cephe almanız gerekmez (kararında yemek şartı ile). Hatta bazı pişirmme yöntemleri sayesinde bazı ekmeklerde iyot bile bulunabilir.

Kötü: İşlenmiş Gıdalar

Eğer iyot açığınızı kapatmak adına daha fazla tuzlu ve işlenmiş gıda tüketmeyi düşünüyorsanız ikinci kez düşünmelisiniz. Aldığımız sodyumun %75’inden fazlası restoran yemekleri, paketli ve işlenmiş gıdalardan gelir. Fakat üreticiler her zaman ürünlerinde iyotlu tuz kullanmayabilirler. Hatta neredeyse hiç kullanmazlar. Yani çok fazla sodyum almak yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları açısından risklidir.

Kötü: Fast food

Tıpkı işlenmiş gıdalar gibi fast food zincirleri de yemeklerinde iyotlu tuz kullanmazlar. Bunu yaptıklarında da iyot içeriği pek tatmin edici olmaz.